SİLLE EVLERİ


ATİS’İN ÇOCUKLARI (SİLLE EVLERİ)

Sille; konum olarak Anadolu uygarlıkları içerisinde özel bir yeri bulunan, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı nadir bir mekân!

Coğrafi konumu, sivil mimari örnekleri ve bu dokularla yoğrulmuş, Sille insanının hünerli elleriyle var ettiği önemli bir değer.

Örf, adet ve gelenekleri; bağ ve bahçeleriyle, verimli toprakları ve çalışkan insanlarıyla büyülü bir yaşam tarzını yansıtan elit bir mekândır Sille.

Sille mimarisinin, kültürünün ve birikiminin tarihi kökleri Frigyalılardan günümüze kadar uzanmaktadır.

Mitolojinin bize naklettiğine göre;

Yer Tanrıçası, Atis adında yakışıklı bir çobana tutulur.
ve Atisi sefil hayatından alıp, sarayına getirir.

Saraya yerleşen Atis, buradaki diğer kızlarla gönül eğlendirince;

ilahe , Atisi kıskanır ve onu hadım eder. Fakat bu ceza Atisi durdurmaya yetmez. Tekrar saraydaki kızlarla gönül eğlendirmeye devam eder. Kıskançlık krizine giren ilahe; Atis’in canını alır. Fakat Atis’in yokluğuna dayanamaz hale gelen ilahe; onu yeniden hayata döndürür.

Fakat bir çam ağacı olarak!

Emrindeki kullarına:


“Kimse çam kesmeyecek, çam benim Atis’imdir, mukaddestir. Onu kesenin canını alırım!”
diye tehditlerde bulunmuş.

İşte o günden sonra çam ağacı Frigya’lılarca kutsal sayılmış, kimse de çam kesmediği için de bütün dağlar çam ormanları kaplamış.

Frigya’lılardan sonra tarihi seyir içerisinde Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Anadolu Selçukluları , Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti; Atis’in soyundan gelen,halkın Atis’in emaneti olarak gördüğü ve ” Atis’in Çocukları! ” dediği ağaçları ve taşları ( Sille taşı) evlat edinerek; barınaklarını dolayısıyla da canlarını bu malzemelere teslim ettiler.

Anlatılacak olan konu; Atis’in Çocuklarının, ahşap ve taşın öyküsüdür. Sille evlerinin öyküsü!


Bu coğrafya dinler ve devletler değiştirdi fakat insanlığını ve mimarisini asla değiştirmedi.

Sille evlerinde temel malzeme ahşap ve taştır. Hemen hemen her yapıda ahşap ve taş bol miktarda kullanılmıştır. Bu hiç ayrılmayan iki vefalı kardeş, tarihin ve zamanın yutma içgüdüsüne beraber göğüs gererek hep ayakta kaldılar. Omuz omuza.

Sille’de evlerin üst örgüsü genellikle düz, toprak dalıdır. Atis’in anavatanı olan toprağı, gönül taı edip hep başlarının üstünde taşıdı bu evler. Böylece toprak ve ahşap evlerin damına kurulmuş oldu.

Sille’de yarım çatılı evler de vardı. Bu yapılar ekonomik düzeyi yüksek insanlar tarafından bir taç misali yapılara giydirildi ve Atis’i onurlandırdı.

Kimi evler çıkmalı ve saçaklı olarak yapıldı. Evler dışa doğru çıkıntı yapan cumbalarıyla göğüs gerdiler zamana.
Zamanı donduran, ruhları canlı tutan şu özellikler Sille evlerinin vazgeçilmezi oldu:
Düz toprak damlı ve cumbalıdırlar.

Terasların önünde yer alan, Atis’in gözyaşlarıyla yeşeren, Sille evlerinin gerdanlığı üzüm asmalarını da unutmamak gerekir bu arada.

Sille’nin üzümü de meşhurdur. Bu üzümlerden üretilen şaraplar, şıralar kan kırmızıdır. Atis’in kanıdır.

Sille evleri; Atis’in başına gelen korkunç sondan korktukları için hep yan yana, omuz omuza ve sırt sırtadır. Onun için Sille’nin sokakları dardır ve planları teras şeklinde bir inşaa planına sahiptir.

Bu evler iki katlıdır. Alt kat gelen konuklara kucak açan iki kanatlı ahşap kapılarla misafirleri içeriye davet eder ve onlara üst katın yolunu gösterir. Bu kat ayrıca günlük işlerin yapıldığı, loş bir matem havasına sahip bir bodrum görünümündedir.
Yapının ikinci katına ahşap merdivenlerle çıkılır. Aslında bu merdivenler bir gökkuşağı vazifesi görür. Çünkü bu merdivenlerin her basamağında aydınlığın rengini keşfedersiniz ve üst kata ulaştığınızda alt kattaki matem havasına inat bir renklilikle, nezih, taze, samimi ve aydınlık bir merhaba sizleri kucaklayıverir. Bu katta hamarat Sille kadınlarının yünden ve kök boyadan el yapımı eski ahşap tezgahlarda dokuduğu halılar, kilimler,yastıklar ve yer yaygıları, ahşap tavan göbekleri, yüklükler ve pencere dizilimi adeta yaşayan, nefes alan bu evlerin canlı ve sıcak yüzünü yansıtır misafirlerine!

Sille evlerinde kullanılan süslemeler maddenin çiçek açımıdır ve yapıların gamzeleridir adeta. Gelen misafirlerin ellerinden öpen, türlü türlü işlemelerle bezenmiş metal kapı tokmakları, bu tokmakları göğsünde bir broş takmış yeni gelin gibi dimdik, edalı, bakılamayacak kadar zarif ve alımlı olan ahşap kapıları, ahşap kafesli pencereleri ve haşmetli, mağrur, süslü cumbalarıyla ve bu cumbalarla fısıldaşan sadık dost asmalarla işte sizler bir Sille mekân klasiğinin derin ama çarpıcı anıtları.

Sille’nin bağlarından bahsedilir de Sille bağ evlerinden bahsedilmez mi hiç?

Sille bağ evleri genellikle tek veya iki katlı, küçük ebatlı, büyük bir mimari eser inceliğinde yapılmış şirin yapılardır. Geniş bağların arasında ufak ama korkusuz bağ bekçileridir bu yapılar. Sille evlerinde olduğu gibi bu yapılarda da temel ana malzemeler ahşap ve taştır. Yapıların bedenini oluşturan düz yontu Sille taşından; pencere, döşeme,kapı, ve tavanları ise ahşaptandır.

Tek katlı olan bağ evlerinin üst örtüsü düz, toprak damlıdır. İki katlı olan bağ evlerinin üst kısmı ise açık ve bir teras şeklinde tasarlanmıştır. Doğanın baskın geldiği zamanlarda insanlar kapalı olan alt katlara sığınarak doğanın nefretinden korunurlar ve bu nefretin dinmesini beklerlerdi. Doğanın dingin zamanlarında ise teraslara çıkan Sille’liler Sille toprağından yapılmış testlere doldurmuş oldukları üzüm şerbetlerini veya yayık ayranlarını bir ayin havasında yudumlarlardı.

Sille’de yaşayan, tarihi değerlerimizden biri olan, gelip görüldüğünde insana destansı bir hazzı yaşatan Sille evlerini mitolojik bir serüven havasında işlemeye çalıştık.


Aslında bizlerin ve zamanın acımadan yok ettiği bu canlı varlıkları; – canlı diyorum çünkü hâla insana yaşama sevinci veriyorlar – köklü kültürlerden aldık, köklü kültürümüzle yaşatalım ve hep beraber şunu haykıralım istiyorum:

” Yaşasın Atis’in Çocukları! “
” Yaşasın Atis’in nesli! “
Çünkü onlar Atis’in olduğu kadar bizlerinde çocukları!
Çünkü onlar bizim toprağımızın, Anadolu’muzun sütüyle büyüdüler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest